Bademli İmam Dayıdan Seçmeler (Mustafa Karakaş)
İmam dayı , köyde uzun yıllar çiftçilik yaptıktan sonra, aklına hükümet işinde çalışmayı koyar .belli uğraşlardan sonra Ağında ziraat müdürlüğünde işe başlar. Bu aralarda Ağın hükümet konağı inşaatı tamamlanmış, kaymakam
Haydar bey tarafından teslim alınmış ,faaliyete geçirilmeye çalışılıyor. Kadrolara bir bir insanlar yerleştiriliyor,İmam dayı kafasına göre bir işin çıkmasını beklerken tam o sırada kalorifer işinden anlayan varmı diye bir ses…İmam dayı gözlerini bir an yumar düşünür.” bir zamanlar Zonguldak akay garajında ziyaretine gittiği Sosikli Hasan dayı , İmam bak benim işim şu kazana kömür atmak işimin en önemli yanı şu dereceye bakıp yüz dereceyi aşırmamak ,aşırırsan kazan patlar bina havaya uçar demişti”
İmam dayı ,hiç tereddütsüz ben diye bağırır. İmam dayıyı aldıkları gibi kaymakamın karşısına götürür dikerler .
Bun dan sonrası kolay zaten kalorifer işinden anlayan kimsede yok . soruyu da kendi sorar ,cevabını da kendisi verir.
Kaymakamım biliyor musun ? bu iş çok tehlikeli derece yi sürekli kontrol etmek gerekiyor .derece yüzü geçerse kazan patlar binada havaya uçar ,alim ALLAH Ağının yarısı da yerle bir olur.
Kaymakamın gözleri fal taşı gibi olmuş ,İmam dayıyı pür dikkat dinlemeye devam ediyor.
Kaymakamım sonra bu iş öyle bir kişinin yapacağı bir iş falanda değil ha!kaymakam hiç düşünmeden tabi canım böyle tehlikeli bir görevi bir kişiye verecek değiliz ya ! senin yanına motorcu Tahsin ide verelim der.
İmam dayı işe başlar ,keyifler gıcır her şey istediği gibi,günde bir iki saat iş telaşı ondan sonrası kebap.
Ancak ,imam dayının hesaba hiç katmadığı , kaymakamın korkularıydı…”ya gece uyur kalırlarsa,derece yüzü geçerde kazan patlarsa”
Bu korkuyla kaymakam bey her gece imam dayıyı denetlemeye başlar .bir gün bir ay derken artık çekilmez bir hal alır .gecenin biri demez ikisi demez, hiç beklemediği anda kazan dairesinde karşısına çıkar .imam dayının karşı taarruza geçmekten başka çaresi kalmaz.
Soğuk bir kış gecesi imam dayı anadan üryan soyunur,kalorifer bacasına gider kendini yukarıdan aşağı kap kara boyar ve kaymakamı beklemeye başlar. Gece saat ikiye doğru kazan dairesinin merdivenlerinden kaymakamın ayak seslerini duyan imam dayı ayağa kalkar .şöyle derin bir nefes alıp,kaymakamın kazana doğru yaklaşmasını bekler. Bu arada , bak korktuğum az kalsın başıma gelecekti diye düşünerek ,bütün dikkatini kazanın üzerindeki dereceye yoğunlaştırıp kazana yaklaşan kaymakam bey,bir anda değişik sesler çıkararak,iki kolu havada fırıldak gibi dönen,çırılçıplak,kapkara zebellah gibi bir şeyin üzerine doğru koştuğunu görünce,neye uğradığını bilemez şuursuzca hem bağırır hem de kaçar .imam dayıda kararlı bir şekilde topal latifin değirmeninin önüne kadar kovalar. kaymakam gözden kaybolduktan sonra imam dayı geri döner yıkanır üzerini giyinir bir güzel uyku çeker .sabah kaymakam beyin gelmesini bekler ama ,boşuna! Bir gün ,iki gün ,üç gün derken kaymakam bey yok.
O dönemlerde ağın ilçe milli eğitim müdürü olan Andirili Nuri hocanın kaymakam beyi bulup konuşmasıyla anlaşılır ki, hükümet binasında meğer hayalet varmış. O hayalette kaymakam beyi kovalamış. kaymakam beyde bırakın kazan dairesini , makamına bile gelmeye korkar olmuş. Nuri hoca, bu işte bir İmam dayı parmağı olduğunu hemen anlamış .çünkü bu numara İmam dayının ilk numarası değilmiş. bundan önce ne veteriner bırakmış ne doktor nede hakim .yani Ağına her gelene bir oyun oynamış.
Nuri hoca kaymakam beye ,binada hayalet falan olmadığını defalarca söylemesine rağmen bir türlü ikna edemeyince , bu işi yapsa yapsa İmam dayının yapacağını söyler. Kaymakam bey bir an duraklar şaşkın şaşkın bakar .
Hadi canım ben imamı tanımam mı?
Nuri hoca , bıyık altından gülerek iki yana kafasını sallar .
Tanımazsın kaymakam bey tanımazsın ,onu bu güne kadar kim tanıyabildi ki sen tanıyasın .
Kaymakam bey hemen makamına gider imam dayıyı çağırtır. imam dayı her zamanki tavrıyla, hiçbir şey olmamış gibi gelir .
Buyurun kaymakamım beni istemişsiniz .
kaymakam önce güzellikle konuşturmayı dener.
Bak imam üç gün önce gece ikiye doğru kazan dairesine geldim seni yerinde bulamadım .nerelerdeydin?
kaymakamın bu şekildeki yaklaşımı İmam dayıya büyük koz vermiştir. İmam dayı hemen o kozu kullanır.
Kaymakamım ,bu güne kadar bana kimse inanmaz diye söyleyemedim .şimdi söyleyeceğim ama ALLAH aşkına kimselere söylemeyesin bizim buralarda böyle şeylere kimse inanmaz, birde adama deli damgasını vururlar .insan içine çıkamazsın itibarın kalmaz ,kimse seni adam yerine koymaz. diye başlamıştı ki,kaymakam içinden ,”eyvah!ben ne yaptım birde Nuri hocaya anlattım” diye düşünerek imam dayıya döner!
Yeter imam uzatmada söyle ,ne imiş kimselere söyleyemediğin şey ?
Kaymakamım,ben bu işe başladığımdan beri iki üç günde bir kazan dairesinde kapkara bir hayalet görüyorum. Bir ara Tahsini yokladım ,acaba ona da görünüyor mu diye böyle bir şeyden bahsetme di. diye anlatıyordu ki ,heyecan içerisinde imam dayıyı dinleyen kaymakam bey boş bulunup ;
Gördüğün hayalet çıplak mıydı ? diye sorunca,
imam dayı kontrolü iyice eline alır.
Yoksa sende mi gördün kaymakamım! Bende sadece bana görünüyor sanmıştım der ve başlar kaymakama nasihat etmeye.
Bak kaymakamım o hayaletin geldiği günlerde onun olduğu yerden uzaklaşacaksın,senin silahın var sakın ha ateş edeyim falan deme ,ALLAH korusun çarpar bir daha iflah olmazsın .diyerek bir taraftan da kendini garantiye alıyordu.
Kaymakam bey bir ara “bak imam o işi sen yaptıysan söyle bir şey yapmayacağım diyecek gibi olsa da , imam dayının artık bu kadar olduktan sonra dönüş yapması mümkün değildir. O günden sonra kaymakam beyi bırakın gece denetlemesini, akşam mesaiden sonra hükümet konağı çevresinde bile gören olmamış.
Kaymakam beyin yıllar sonra görev süresi biter. Başka bir yere tayini çıkar, vedalaşma zamanı gelir .sıra imam dayıya gelince ,kaymakam imam dayıyı biraz tenha bir yere doğru çeker ve sorar.
Yahu imam! Ben o malum günden sonra kazan dairesine hiç girmedim . ama sen her gün oradaydın ne yaptın , o hayaleti bir daha gördün mü ?diye sorunca!
İmam dayı ,daha fazla saklamaz gerçeği söyler.
Kaymakamım hakkını helal et. Ben her aynaya baktığım da o hayaleti gördüm. Çünkü o bendim . kaymakam önce bozulur , kızar gibi olsa da, herkesin içinde beli etmez. imam dayıya sarılır kulağına yavaşça fısıldar.
Bak imam,sana hakkımı helal etmezdim ama gene de bana yaptığın bu son iyilikten dolayı hakkımı helal ettim.
İmam dayı şaşırır ve sorar;
Kaymakamım ben size ne iyilik yaptım ki?
Kaymakam elini imam dayının omuzuna koyar.
İmam üç senedir hayalet ne zaman ,nerede karşıma çıkacak diye hep tedirgin oldum gene de senden ALLAH razı olsun ki sen olduğunu söyledin de beni bu dertten kurtardın diyerek ,imam dayı hiçbir zaman unutmamacasına Ağına veda eder…..
Mustafa KARAKAŞ
Popularity: unranked [?]
Bunlarda İlginizi Çekebilir
Ağın Fıkraları
Ağın Fotoğrafları
Ağın Leblebisi Araştırması
Elazığ-Ağın Müzikleri
Elazığa Özgü Ürünler