31 Temmuz 2010, Cumartesi

Sosyal ve Kültüre Hayat

Serkan GÜZEL tarafından yazıldı. Şubat - 13 - 2010

Ağın Sosyal ve Kültüre Hayat

Çevremiz halkbilim kaynakları yönünden zengin bölgeler arasında yer alır. Ağın Folklorü Kemaliye (Eğin) ve Arapgir yöresi folklorü ile bazı ortak özellikler arzetmektedir. Ancak Ağın İdari yapı olarak Elazığ’a bağlandıktan sonra kısmen de olsa Elazığ (Harput) folklorünün etkisi altında kalmıştır.

Mahalli folklorün oluşumunda yöresel bazı etkinlikler rol oynamıştır. Çevremizdeki köylerin biribirine yakın olması, düğünlerde çalgıcıların her yöreye gidip düğün yapmaları; kız alıp, kız verme gibi adetler Ağın ve çevresinin folklorik yapısında ortak özellikler oluşturmuştur.

Ağın’da konuşulan gelirimli, gedirimli kelimelerden kurulan cümleler oldukça dikkat çekicidir. Ağın ağzı ile Kemaliye ve Arapgir ağızları arasında yakın benzerlikler vardır. Komşu ilçemiz Keban ağzı ise folklorik yapısı yönünden Ağın’dan farklıdır.

Türk boylarının dil yapısı incelendiği zaman Ağın ve Eğin yöresine belli bir Türk boyunun yerleştiğini kuvvetlendirir. 1071 Malazgirt muharebesinden sonra Anadoluya gelen bir çok Türkmen boyları belli bölgelere gruplar halinde yerleşmişlerdir. Bu noktadan hareket ederek Ağın ve Eğin civarlarında aynı boya ait insanların gelip yerleştikleri ihtimalini kuvvetlendirmektedir.*

Ayrıca Ağın’daki yer ve mevki adları incelendiği zaman Kırgızca ve Uygurca bir çok kelimelere rastlamak mümkün olacaktır. Göçler esnasında belki bu bölgelere azda olsa değişik Türk boylarından yerleşenler olmuştur. Bu sebeple diğer Türk boylarınında özelliklerini taşıyabilir. Nitekim konuşma dilindeki lehçede Azeri özelliği arzeder.*

Bu çevrede rim eki birçok fiilin sonuna getirilerek söylenir. Mesala gelirim, oturirim, gedirim, oynirim gibi. Ağın ve çevresinde konuşulan kelimelerin hemen hemen çoğu hiç bozulmamış özbe öz Türkçe kelimelerdir. Oğuz ve Kıpçaklarda Y harfi yutularak okunur. Bu duruma Ağın ve çevresinde de rastlıyoruz. Yiğit yerine iğit, yürek yerine ürek gibi.*

Günümüzden 40-50 yıl öncesine kadar Ağın ve çevresindeki köylerde, varlıklı, hali vakti yerinde olan ailelerin evlerinde müsait büyük bir oda ayrılıp bu oda uzun kış gecelerinde mahalledeki ve köydeki erkeklerin bir araya gelmesi için açılırdı. Buna “oda açmak” ya da “oda yakmak denirdi.

Akşam namazı kılındıktan sonra odanın temizliği yapılıp sobası yakılırdı. Duvardaki çivide asılı duran gaz lambasının ışığı ile, sobanın havalandırma kapağından çıkan ışıklar odaya loş bir görünüm kazandırırdı.

Bu odalara oturmaya gelenler, beyaz toprak sıvalı duvarları, tavanı döşemelerle (ağaç) veya tahtayla kaplı, tabanına döşenmiş kalın minderler ve duvarların üç tarafına birden dizilmiş yastıklara yaslanarak, sohbet eder, günlük işlerini konuşurlardı.

Yatsı namazı çoğunlukla bu odalarda kılınır, namaz sonrası sohbet başlardı. Hikayeler fıkralar anlatılır, o zamanın ünlü kitapları okunurdu. Mahammediye, Mızraklı İlmihal, Ahmediye, Hz.Ali’nin Cengi, Muhammed Hanefi, Kerem ile Aslı, Tahir ile Zöhre, Aşık Garip, Şahmaran, Şah İsmail okunur, odadakiler çıt çıkarmadan okunanları zevkle dinlerlerdi.

Mehmet Orhan Dünden bugüne AĞIN adlı kitabında derlemiş olduğu bilgilere göre o yıllarda odaları açık olanların isimlerini sıralmıştır. Ağın Merkezde bu odalardan Müderris Hüseyin Efendi mahallesinde Hocagil (Müderris Hüseyin Efendigil) Kepekçi Ömer Lutfi, Hacıyusuf Mahallesinde Mülazımgilin Mehmet Efendigil, Hacıyusuf Ağa ve Sadık Efendigil, Uzungil Mahallesinde Hacı Hüseyin Efendigilin odaları, Bahadırlarda (Ağa) Osman Zeki Özer, Beyelmasında Taburimamı gilin, Celal Efendi nin, Kaşpınar da Şoför Mehmet Doğan’ın, Modanlıda Pornekçi İbrahim’in, Pul da Hamit Hoca’nın, Kör Hasan ve Goddik Osman’nın, Saraycık’ta Hoca İskender, Hacı Faruk, Molla Yusufoğulları ve Kel Hasan’ın, Şenpınar da Kortikoğlu’nun Samançay da Hamdi Yücel’in, Yabanlıda Gül Efendi ve Hüseyin Öksüzoğlunun odaları açıktı.

ÇINARALTI VE RECEP DAYININ KAHVESİ:

Çınarın altı ve Recep Dayının kahvesi bundan 25-30 yıl önceki Ağın’da toplum yaşamının hareketli ve canlı iki merkezi gibiydi. O yıllarda Aşağı Cami’nin çevresi genişçe bir meydandı ve burası Ağın’ın merkeziydi. Hükümet Konağı bu Meydanın kıyısında, caminin batı yönünde bulunurdu. Dükkânlar ise Hükümet Konağın iki yanında ve meydanın kenarlarında sıralanmışlardı.

(1970’li yılların ortalarında yapılan kent altyapı düzenlemesiyle, söz konusu yerler kaldırıldı ve meydan bugünkü şekline dönüştü. )

Ulusal bayramlarda törenler bu meydanda yapılırdı. Karşı Geçe’den peynir, yağ, tulum peyniri getiren Kürtler, yüklerini bu meydanda yıkarak satarlardı. Cuma günleri çevre köylerden Cuma namazına gelen kişiler de bu yörenin kalabalığını oluştururdu. Meydanın bir kıyısına 1926 yılında dikilen çınar ağacı, aradan yıllar geçtikçe boy salarak büyümüş ve gölgesini meydana yaymıştı.

Recep Dayı’nın Kahvesi de, cami yanında Müderris Hüseyin Efendi Mahallesine giden yol ile Beyelmasından gelen dere arasında yer alıyordu. Burası, kışın soğuk günlerinde bina içinde, yazın da bina önünde ve Çınar’ın gölgesinde serinleyen Müşterilerine hizmet verirdi. Kahvehane sahibi işletmecisi Recep Yandımata, özenle hazırladığı çay ve kahveleri büyük zevk ve çeviklikle müşterilere ulaştırırdı.

Dost insanlar, kümeler oluşturarak bu yerlerde oturur, tavla şıkırtıları arasında sohbet eder, yöre sorunları üzerinde tartışır, sorunlara çözüm önerileri getirmeye çalışırlardı. Konuşmalarda her konuya değinilir her telden çalınırdı. Yörelerimizin büyük fıkra ustaları İbik Dayı ile Osman Ağa’dan ve diğerlerinden fıkralar anlatılır, kahkahalar etrafta çınlardı.

O özlem dolu yılları yaşamış bulunan her Ağın’lının belleğinde, bu yerlerin anımsanmaya değer sayısız anıları vardır. Bugün bile, yöre sorunlarına çözüm önermede birbirleriyle yarışan hemşerilerimiz, kendilerinin karşıtı olarak gördükleri kişilere “ Siz Ağın’ı yalnız Çınar’ın altı olarak görüyorsunuz” derler. Ama diğer bazı hemşeriler de çınar’ın altı için: Düşüncelerin harman olduğu yerdir.” Diyorlar.

Çoğunluğu öğretmen, memur ve emeklilerden oluşan Çınar Altı sakinleri, her sene yaz başında soluğunu Ağın’da alırlardı. Türkiye’nin dört bucağından kopup gelen bu insanların birbirlerine anlatacak çok şeyleri olurdu. Uzunca bir yıl ayrı kalan gönüllerde depreşen hasret, bu çınar gölgesinde doyumsuz saatler yaşatırdı. Ağın insanına!

Günümüzde Ağın’da ve çevre köylerin bir kısmında kahvehaneler arttı. Bütün kahvehaneler yaz aylarında yeterince müşteri buluyor. Bu yerlerde pişpirik, elli bir, ohşin, okey ve altmış altı en çok oynan oyunlar arasında yer alıyor. Eylül’de okulların açılmasına yakın günlerde bütün yöre ile birlikte kahvehaneler boşalıyor..

Kaynak: Dünden Bugüne Ağın

 

ŞENLİKLER:

Ağın ve çevresinde yörenin kültür değerlerini ve folklör zenginliklerini sergilemek ve iç turizmi canlı tutmak için Şenlikler düzenlenmektedir.

Bu şenliklerden ilki Ağın Kültür ve Turizm Derneği tarafından 1990 yılından bu yana muhtelif aralıklarla devam eden Ağın, Kültür ve Sanat şenliğidir.

İkincisi ise Beyelması Köyünü Güzelleştirme ve Kültür Derneği tarafından 1989 yılından günümüze muhtelif aralıklarla devam eden Beyelması leblebi şenliğidir.

Her iki şenliktede müzik ve folklör etkinliklerinin yanısıra yöremize ait Ağın leblebisi, Dut pekmezi, Amasya üzümü ve Nar gibi ürünlerimiz tanıtılmakta Ağın ve çevresi canlılık kazanmaktadır.

 

 

Popularity: unranked [?]

HE-YOĞ ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ

Zamanın birinde Ağın’dan biri Erkan Yolaçın Evet, Hayır yarışmasına katılmış. Tabi Erkan Yolaç’ın tüm çabalarına rağmen bizim Ağın’lı ne evet ne hayır demiş.

Ağın’lı Tahtasız Hoca

  Ağın İlçe Halk Kütüphanemize Manas Yayıncılık tarafından birçok kitap hediye edildi. Kendilerine ilgileri için teşekkür ediyorum. Uzun süredir okumak [...]

İbretlik İki Hikaye

Unutamadığım ve beni derinden etkileyen iki olayı sizlerle paylaşmak istedim.

Ağın Tuzak Kurma !!!

İlçemizde bahçesi olan bir çok kişi, su ve toprak koşulları yeterliyse imkanları ölçüsünde bağında, bahçesinde meyve ağaçları dikiyor, sebze yapıyor. Şimdi diyeceksiniz bun da ne var. Adamın kendi bahçesi kim karışır

Aynı Dağın Kekliği

Keklik yakalamak için tuzaklar vardır. Önce dağdan yabani bir keklik bulursun sonra onu evde evcileştirirsin. Bir süre sonra dağda uygun bir yere tuzakları serersin

Ağın Meslek Yüksek Okulu Hayali

Kim istemez Ağın’da Meslek Yüksek Okul Açılmasını? Ama istemek yetmiyor. Girişimde bulunmak ve harekete geçmek de gerekiyor.

Ağın Düğünleri

AĞIN DÜĞÜNLERİ Bize Ağın’da Kebanlı, Keban’da Ağınlı derler. Hem Keban’lı ve hem de Ağın’lı olmak ne kadar güzel aslında. Nedeni, [...]