AĞIN İSMİ ÜZERİNE
1-Günerken Aydoğmuş “AK TOPRAKLAR ÜZERİNDE BİR İLÇE AĞIN” isimli kitabında ; uluAğın’ın Kırgızca’da “ akıcı, ceyran” anlamına geldiğini ve ilçenin tepelerin ortasında bulunmasından dolayı özellikle, gece saatlerinde bir hava sirkülasyonuna sepep olması sebebiyle Kırgızca karşılığının daha uygun düşeceğini söylemiştir. Ayrıca, aynı kaynakta Türkiye’nin değişik yerlerinde yedi adet Ağın ismli yerleşim bölgesinin bulunduğunu, bunlardan altısının köy olduğunu; bunlardan başka Doğu Türkistan’da “ Kızıl Ağın Dağı” isimli bir dağ bulunduğunu vurgulamıştır.
2-Mehmet Orhan: “ DÜNDEN BUGÜNE AĞIN” isimli kitabında : Ağın ismi üzerine değişik açıklama ve yorumlar yapan birçok görüşe yer verilmiştir. Bunlardan ilki Fırat Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Prof.Dr. Ahmet Buran’ın görüşleridir. Burana göre, Ağın adının menşei yapısı hakkında üç ayrı ihtimalden söz edilebilir.
Ağın; ak topraklar üzerinde kurulmuş bir ilçe olduğundan, coğrafik özelliği ve toprağın ak rengi dikkate alınarak konulmuş bir isim olabilir.
Eski Türkçe’den günümüze kadar aralıksız kullanılan “ omuz, sırt arka “ anlamlarına gelen ve Bütün Türk şivelerinde kullanılan “ Eğin “ adından bozulmadır. Yamaç, eğik taraf gibi manalar taşıyan “ Eğin “ kelimesiyle Ağın’ın kurulmuş olduğu yer karşılaştırılırsa , Eğin’in, Ağın’a dönüşmesi ihtilaminden rahatlıkla söz edilebilir.
Ağın İlçesi’nin bir yamacın eteğindeki vadide kurulmasından dolayı; fiziki durumu, meyilli ve olduğu isminin ifade ettiği anlama uygundur. Yani “ Ağmak “ fiilinin yukarı çıkmak, yükselmek anlamında olduğu ve bu fiilin “in” ekiyle yapılmış ve eğikliği, yükselmeyi, meyilliği ifade eden bir kelime olabilir. Türkiye’unin değişik bölgelerinde Ağın adını taşıyan 10 ayrı köyün varlığı tespit edilmiştir. Ağın adını taşıyan diğer yerleşim yerlerinin fiziki durumu incelendiğinde bu düşünce daha da sağlamlaşacaktır.
Aynı kaynakta yer verilen ikinci görüş, milli destan şairimiz Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu’na ait görüşleridir. Gençosmanoğlu’na göre Hastek Kalesi (Eski Ağın) halkı, çevredeki süt beyaz tepeler, yamaçlar ve hattı içtimalar etrafa ak bir çarşaf serilmiş hissini verdiği ve ortadaki yemyeşil vadi, bu aklığı daha da kesinleştirdiğinden dolayı, buraya Akin demişlerdir. Halkımızın ak yerine ağ kullanımı Ağın olma olasılığını artırmakta ve bu öz Türkçe ad zamanla gelişerek “Ağın” şeklini almıştır.
Aynı kaynaktaki üçüncü görüş; 1834-39 yılları arasında ülkemizi gezen ve “ Küçük Asya “ adıyla bir kitap yazan Fransız Arkeolog ve gezgini Charles Texier’e aittir. Texier’e göre; Eğin adı Ermenice’den alınmadır ve “ Ağın “ sözcüğünde değişik bir şeklidir.
Aynı kaynaktaki dördüncü görüş, Hüseyin Kabasakal’a aittir. Bu görüşe göre de Ağın; yeşil gölgeli bahçeleri, tatlı meyveleri yetiştiren güzel bağları, çağlayarak gün yüzüne taşan soğuk sulu kaynaklarıyla karakterini bulmuştur. O kadar ki, “Ağın “ kelimesi Ermence’den gelir ve su kaynağı anlamını taşır. Eğin, eğnik isimleri de bu kelimenin değişikliğe uğramış şekilleridir.
Bu görüşlere yer veren Orhan’da Türkiyenin değişik yerlerinde 15’e yakın Ağın sözcüğüyle yer adı olduğu belirtmiştir. Ayrıca Afyon’daki Ağın Dağı’ndan ve çok miktarda soy ismi Ağın olan hemşehri ve yurttaşlarımızın varlığından da bahsetmiştir.
İsmail Nazım Beydemir de “ YÖRESİYLE AĞIN “ İsimli kitabında: bu konuya yer vermiş ve değişik kaynaklardan derlemeler yapmıştır. Yukarıdaki görüşlere yer verilmekle beraber, bunlarında dışında Ağın’ın isim olarak Türkçe’de “Ayağın topuk tarafındaki ince boynu veya diğer bir kaynağa göre “ Ayağın üstündeki tümsek yer” sıfat olarak ise dilsiz” Osmanlıcada ise isim olarak “ eğilim, niyet “ ve sıfat olarak ta “ Dolu, doldurulmuş” gibi anlamlara geldiği belirtilmiştir. Ayrıca Beydemir de Anadolu’da Ağın adını taşıyan 1 bucak ve 9 köyden bahsetmiştir.
Yukarıda verilen kaynaklarda yazarlar, konuyu geniş bir biçimde incelemişler, farklı görüşlere yer vermişlerdir. Genel kanaat odur ki: Orta Asya’dan dalgalar halinde göç eden Türklerin Anadolu’ya yerleşmelerinin, kan bağında dayanan aşiret, oymak, oba şeklinde ya da inanç önderlerinin kurduğu zaviyelerin çevresinde köyler oluşturarak, göçerlikten kısmen yerleşik tarım toplumuna geçtiklerini tarihi kaynaklardan bilinmektedir.
Türklerin genel özelliği olarak da Orta Asya’dan göç ettikleri yerlerin isimlerini, yerleştikleri yerlere vermeleri gösterilmektedir.
Ağın kelimesinin Kırgızcada anlamlarının olması ve halen Doğu Türkistan’da böyle bir yerin bulunması bu durumu kuvvetlendirmektedir. Ayrıca şu anda Ağın ismine rastlanan; Elazığ ( 1 ilçe, 2 köy), Kayseri’de (2 köy), Sivas (1köy), Bayburt (1köy), Van(1köy), Siirt(1köy) ün hemen hemen Oğuz Türklerin ilk yerleşim bölgeleri olduğu açık olarak görülür. Buna göre “ Ağın “ isminin Orta Asya’dan geldiği kuvvetli bir ihtimal olarak görülür.
Ayrıca bu sonuç, bu ismin Ermenice bir isim olmadığını da destekler. Hatta bugün Ağın’ın bulunduğu yerin isminin, Ermeniler tarafından farklı konulduğu da vurgulanır. Beydemir kitabında ; Ağın’ın Hastek Kalesi önlerinde bulunduğu dönemlerde, şimdiki Ağın’ın bulunduğu yazlık bağ evleri olan yerin adının Ermenice’de “ Yarın yüksel,geleceğin parlak olsun “ anlamına gelen “ Vahabir “ olduğunu belirtmektedir. Yazar bunun böyle olduğunu, yazılı bir belge ile sabit olduğunu savunur.
Popularity: unranked [?]