31 Temmuz 2010, Cumartesi

İlçemizin Acı Kaybı

Serkan GÜZEL tarafından yazıldı. Mart - 7 - 2010

Ağın’ın tanınmış ve sevilen simalarından Emekli Öğretmen Hüsnü Aydoğmuş, dün evinde vefat etti. Günışığı Gazetesi Yazarlarından Günerkan Aydoğmuş’un babası olan Hüsnü Aydoğmuş, bugün İlçemizde ikindi namazı sonrası toprağa verilecek.

Merhuma Allah’tan rahmet, kederli ailesi ve yakınlarına başsağlığı dileriz.

Popularity: 1% [?]

Bunlarda İlginizi Çekebilir

11 Yanıt to “İlçemizin Acı Kaybı”

  1. Ahmet Karahan diyor ki:

    Allah rahmet etsin,ailesine başsağlığı diliyorum.

  2. Ahmet Karahan diyor ki:

    Allah rahmet etsin,ailesine başsağlığı diliyorum.

  3. Habip Hamza Erdem diyor ki:

    HÜSNÜ AYDOĞMUȘ’UN KEKLİĞİ
    Hüsnü Aydoğmuș amcayı yitirmișiz.
    Günerkan ve ailesine bașsağlığı, Hüsnü amcaya da tanrıdan rahmet diliyorum.
    Ölenle ölünmez denir.
    Gidenler gider ve onlardan kalan anılar yașar.
    Hüsnü amca denilince aklıma hemen onun bizim zamanımızdaki kekliği geliyor.
    Soyka sanki bir keklik değil de köpek idi.
    O zamanlar biz mi küçüktük yoksa keklikler mi büyüktü çözemedim gitti.
    Kaz gibi bir șey idi.
    Bırakın insandan kaçmayı kedileri bile kovalar idi.
    İnanın Çavdargilin evinden, ki biz orada otururduk, așağı mahalleye yani Çınaraltına inecek olsam Hüsnü amcaların evinin önünden geçmezdim; ya Hüsnü amcanın kekliği sokağa salınmıșsa diye..
    Ya da üç-beș arkadaș bir olur, Hüsnü amcanın kekliği ne yapıyor diye izlemeye giderdik.
    Güzel bir kamelyası vardı Hüsnü amcanın evinin önünde.
    Öğretmenim olmadığı için de amca derdim kedisine.
    İyi bir avcı olduğu söylenirdi.
    Sonradan kimbilir kaç kekliği oldu Hüsnü amcanın, ama bizim zamanımızdaki kekliği unutulur gibi değildi.
    Bakın hala Hüsnü amca denilince o keklik geliyor aklıma.
    Rahat uyu Hüsnü amca.
    Bilmem cennetin keklikleri de o denli iri mi?
    Ne de olsa bizler de geleceğiz yakında.
    Rahat uyu.
    Habip Hamza Erdem

  4. Habip Hamza Erdem diyor ki:

    HÜSNÜ AYDOĞMUȘ’UN KEKLİĞİ
    Hüsnü Aydoğmuș amcayı yitirmișiz.
    Günerkan ve ailesine bașsağlığı, Hüsnü amcaya da tanrıdan rahmet diliyorum.
    Ölenle ölünmez denir.
    Gidenler gider ve onlardan kalan anılar yașar.
    Hüsnü amca denilince aklıma hemen onun bizim zamanımızdaki kekliği geliyor.
    Soyka sanki bir keklik değil de köpek idi.
    O zamanlar biz mi küçüktük yoksa keklikler mi büyüktü çözemedim gitti.
    Kaz gibi bir șey idi.
    Bırakın insandan kaçmayı kedileri bile kovalar idi.
    İnanın Çavdargilin evinden, ki biz orada otururduk, așağı mahalleye yani Çınaraltına inecek olsam Hüsnü amcaların evinin önünden geçmezdim; ya Hüsnü amcanın kekliği sokağa salınmıșsa diye..
    Ya da üç-beș arkadaș bir olur, Hüsnü amcanın kekliği ne yapıyor diye izlemeye giderdik.
    Güzel bir kamelyası vardı Hüsnü amcanın evinin önünde.
    Öğretmenim olmadığı için de amca derdim kedisine.
    İyi bir avcı olduğu söylenirdi.
    Sonradan kimbilir kaç kekliği oldu Hüsnü amcanın, ama bizim zamanımızdaki kekliği unutulur gibi değildi.
    Bakın hala Hüsnü amca denilince o keklik geliyor aklıma.
    Rahat uyu Hüsnü amca.
    Bilmem cennetin keklikleri de o denli iri mi?
    Ne de olsa bizler de geleceğiz yakında.
    Rahat uyu.
    Habip Hamza Erdem

  5. Server Kabasakal diyor ki:

    Gel gönül yoldaşım, Ravza’da gülüm,
    Şu Ağın elinde gel dolaşalım.
    Bir gün aramıza girmeden ölüm,
    Ay gibi incelip hilallaşalım.

    Demiştin…

    Hüsnü Amca, şimdi duydum. Gittiğin yer cennet olsun.
    Özleyeceğimiz insanlar arasındasın artık. Ne güzel muhabbetin vardı…

  6. Server Kabasakal diyor ki:

    Gel gönül yoldaşım, Ravza’da gülüm,
    Şu Ağın elinde gel dolaşalım.
    Bir gün aramıza girmeden ölüm,
    Ay gibi incelip hilallaşalım.

    Demiştin…

    Hüsnü Amca, şimdi duydum. Gittiğin yer cennet olsun.
    Özleyeceğimiz insanlar arasındasın artık. Ne güzel muhabbetin vardı…

  7. Server Kabasakal diyor ki:

    Gönderdikten sonra aklıma geldi. Şiirin tamamı aklımda değil. Ve dördüncü mısrayı galiba yanlış yazdım. Hatırladığım kadarıyla devamı şöyleydi çünkü:

    İçelim meyleri, serden geçelim,
    Kalbe sevgi ekip, sonra biçelim.
    Mehtabın yüzünü bağda seçelim,
    Ay gibi incelip hilallaşalım.

    Yanlışım için özür diliyorum.
    Mekanın cennet olsun Hüsnü Amca…

  8. Server Kabasakal diyor ki:

    Gönderdikten sonra aklıma geldi. Şiirin tamamı aklımda değil. Ve dördüncü mısrayı galiba yanlış yazdım. Hatırladığım kadarıyla devamı şöyleydi çünkü:

    İçelim meyleri, serden geçelim,
    Kalbe sevgi ekip, sonra biçelim.
    Mehtabın yüzünü bağda seçelim,
    Ay gibi incelip hilallaşalım.

    Yanlışım için özür diliyorum.
    Mekanın cennet olsun Hüsnü Amca…

  9. Ahmet Karahan diyor ki:

    Aşağıdaki şiir;bizzat merhum Hüsnü Aydoğmuş tarafından merhum babam Mehmet Karahan’a yıllar önce verilmiştir…

    AĞIN’A DEYİŞ

    Bir zaman tığ gibi insanlar vardı
    Dağları güzeldi,bağı güzeldi.
    Tarlası,öküzü,sürüsü vardı
    Sohbeti güzeldi,dili güzeldi.

    Ekin biçilirdi düz yazılarda
    Harmanlar dolusu saplar güzeldi
    Bir hüner onlarda,köy kızlarında
    İpliği,tarağı,işi güzeldi.

    Hozakpur,Andiri gecelerinde
    Ne güzel oyunlar,taklitler vardı.
    Vahşen’in Hakko’da,Cirik başında
    Canciğin davulu ,tokmağı vardı.

    Halaylar çekilen o oyunlarında,
    Mustafa,Veysel’in mayası vardı.
    Ağın’ın mahalle düğünlerinde
    Nöman,Ömer,Sadık dahası vardı.

    Kahveci İmam,Mülazımoğlu,
    Hüccan’ı,İbiği,Halim’i vardı.
    Paynik,Karadayı ve Emioğlu
    Şoförü,Kazım’ı,Fehmi’si vardı.

    Hohpinik,Bahadin çay boylarında
    Göller,değirmenler nede güzeldi.
    Hastek’le,Küzne,Venk,Havna çayında
    Yemyeşil sebzeler hayat güzeldi.

    Yaşanan gençliğin ünleri kaldı
    Ne bilsin bu nesil,mazi karardı
    Geçen yıllar öldü,bitti,azaldı
    Ağın’da komşuluk o günler vardı.

    Yandıkça köz söndü,külleri kaldı
    Bu gidiş bitirdi,hayat azaldı
    Neyidik,ne olduk,mazi hep aldı
    Yolumuz kesildi,baraja kaldı.

    Şahinler büyüdü,yuvadan uçtu
    Ayrıldı tümüyle,yadele düştü
    Kayboldu mekanlar,köyler azaldı
    SULARIN KOYNUNDA MEZARLAR KALDI.

    Hüsnü AYDOĞMUŞ
    28-12-1995/AĞIN

  10. Ahmet Karahan diyor ki:

    Aşağıdaki şiir;bizzat merhum Hüsnü Aydoğmuş tarafından merhum babam Mehmet Karahan’a yıllar önce verilmiştir…

    AĞIN’A DEYİŞ

    Bir zaman tığ gibi insanlar vardı
    Dağları güzeldi,bağı güzeldi.
    Tarlası,öküzü,sürüsü vardı
    Sohbeti güzeldi,dili güzeldi.

    Ekin biçilirdi düz yazılarda
    Harmanlar dolusu saplar güzeldi
    Bir hüner onlarda,köy kızlarında
    İpliği,tarağı,işi güzeldi.

    Hozakpur,Andiri gecelerinde
    Ne güzel oyunlar,taklitler vardı.
    Vahşen’in Hakko’da,Cirik başında
    Canciğin davulu ,tokmağı vardı.

    Halaylar çekilen o oyunlarında,
    Mustafa,Veysel’in mayası vardı.
    Ağın’ın mahalle düğünlerinde
    Nöman,Ömer,Sadık dahası vardı.

    Kahveci İmam,Mülazımoğlu,
    Hüccan’ı,İbiği,Halim’i vardı.
    Paynik,Karadayı ve Emioğlu
    Şoförü,Kazım’ı,Fehmi’si vardı.

    Hohpinik,Bahadin çay boylarında
    Göller,değirmenler nede güzeldi.
    Hastek’le,Küzne,Venk,Havna çayında
    Yemyeşil sebzeler hayat güzeldi.

    Yaşanan gençliğin ünleri kaldı
    Ne bilsin bu nesil,mazi karardı
    Geçen yıllar öldü,bitti,azaldı
    Ağın’da komşuluk o günler vardı.

    Yandıkça köz söndü,külleri kaldı
    Bu gidiş bitirdi,hayat azaldı
    Neyidik,ne olduk,mazi hep aldı
    Yolumuz kesildi,baraja kaldı.

    Şahinler büyüdü,yuvadan uçtu
    Ayrıldı tümüyle,yadele düştü
    Kayboldu mekanlar,köyler azaldı
    SULARIN KOYNUNDA MEZARLAR KALDI.

    Hüsnü AYDOĞMUŞ
    28-12-1995/AĞIN

  11. naci emiroğlu diyor ki:

    ALLAH Rahmet etsin geride kalanları sağ ölsun.

Yorum Yazmak İstemez misiniz?

Security Code:

HE-YOĞ ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ

Zamanın birinde Ağın’dan biri Erkan Yolaçın Evet, Hayır yarışmasına katılmış. Tabi Erkan Yolaç’ın tüm çabalarına rağmen bizim Ağın’lı ne evet ne hayır demiş.

Ağın’lı Tahtasız Hoca

  Ağın İlçe Halk Kütüphanemize Manas Yayıncılık tarafından birçok kitap hediye edildi. Kendilerine ilgileri için teşekkür ediyorum. Uzun süredir okumak [...]

İbretlik İki Hikaye

Unutamadığım ve beni derinden etkileyen iki olayı sizlerle paylaşmak istedim.

Ağın Tuzak Kurma !!!

İlçemizde bahçesi olan bir çok kişi, su ve toprak koşulları yeterliyse imkanları ölçüsünde bağında, bahçesinde meyve ağaçları dikiyor, sebze yapıyor. Şimdi diyeceksiniz bun da ne var. Adamın kendi bahçesi kim karışır

Aynı Dağın Kekliği

Keklik yakalamak için tuzaklar vardır. Önce dağdan yabani bir keklik bulursun sonra onu evde evcileştirirsin. Bir süre sonra dağda uygun bir yere tuzakları serersin

Ağın Meslek Yüksek Okulu Hayali

Kim istemez Ağın’da Meslek Yüksek Okul Açılmasını? Ama istemek yetmiyor. Girişimde bulunmak ve harekete geçmek de gerekiyor.

Ağın Düğünleri

AĞIN DÜĞÜNLERİ Bize Ağın’da Kebanlı, Keban’da Ağınlı derler. Hem Keban’lı ve hem de Ağın’lı olmak ne kadar güzel aslında. Nedeni, [...]